İyi Bilgi

Kahvenin Türkiye’den Avrupa’ya Yayılması

Asırlardır Türk kültürünün baştacı olan, bir fincanının kırk yıl hatırı olduğu söylenen Türk kahvesi bir dünya mirası. Türkiye’de o kadar sevildi ve tanıtıldı ki, zamanında kahvenin Türkiye’den Avrupa’ya yayılması, yeni ülkelerde kahve kültürünün doğmasını sağladı.

Bugün kullandığımız kahve demleme yöntemlerinin icat edilmesinden, kahvenin Avrupa’ya tanıtılmasına kadar Türklerin kahve tarihindeki yeri oldukça fazla. Kahvenin Türkiye’den Avrupa’ya giden yolculuğuna yazımızda beraber bakalım.

Kahvenin Kısa Tarihi

Kahvenin tarihteki sözel yeri, M.Ö. 800’lü yıllara kadar uzanıyor. Özellikle Arap efsanelerinde bu gizemli bitkiye atıfta bulunulmuş. Fakat kahve çekirdeklerinin ilk kez keşfedilmesi Etiyopya’ya dayanıyor. Yani kahvenin anavatanı olarak Etiyopya biliniyor.

Kahvenin bugün bildiğimiz içecek haline dönüşmesi ise 15. yüzyıla, Yemen’e ihraç edilmesine dayanıyor. Oradan da Kahire ve Mekke’ye geçen kahve çekirdekleri, son olarak Osmanlı topraklarına varıyor. 1555’te İstanbul’da ilk kahvehanenin açılmasıyla kahve kültürü yayılıyor.

Türk Kahvesinin Tarihi

Türkiye’de kahvenin kökeni ile ilgili hikayenin iki versiyonu var. İlk hikayeye göre, Halep ve Şam’dan gelen iki Suriyeli, İstanbul’a taşınıyor ve kahve çekirdeklerini de beraberinde getiriyor. Ticari dükkanlar olması fikriyle Tahtakale’de kahvehane açıyorlar.

İkinci rivayete göre, 1517’de Yemen’de vali olarak görev yapan Özdemir Paşa, bu kahveyi tadıyor ve İstanbul’a getiriyor. Ardından Kanuni Sultan Süleyman’a sunuyor. Sultan Süleyman’ın aşçıları da bu içeceği hazırlamak için yeni bir yöntem denemek istiyorlar. Kahve çekirdeklerini havanda öğütüp ibrik adı verilen özel kaplarda kaynatıyorlar. Ortaya çıkan içeceğin adına da “kahve” diyorlar.

Elde edilen içecek, sarayda büyük rağbet görüyor ve popüler oluyor. İlk başlarda saray halkına ve konuklara ikram edilen bu özel içecek, daha sonraları yayılıyor ve nihayetinde Osmanlı ve Türk kültürünün bir parçası haline geliyor.

16. yüzyılın sonlarında kahvenin enerji verici ve uyandırıcı etkisi, dönemin İstanbul’unda yasa dışı olarak ilan ediliyor. Neden olarak da, sarhoş edici bir madde olduğuna dair alimlerin kahve içmeye karşı fetva vermesi öne sürülüyor. Hatta kahve çekirdekleri ile yüklü gemiler limana geldiğinde çuvalların denize döküldüğü bile oluyor. Buna rağmen verilen dini fetva halk ve kahvehane sahipleri tarafından göz ardı ediliyor ve herkes normal bir şekilde kahve yapmaya devam ediyor.

Kahve avrupa'ya nasıl yayıld

Ehl-i keyfin keyfini ne tazeler? Taze elden taze pişmiş taze kahve tazeler. (Osmanlı Sözü)

Kahvenin Türkiye’den Avrupa’ya Yayılması

1600’lü yılların başında tüccarlar sayesinde Venedik ve İngiltere’ye yayılan kahve, Avrupa’ya “Türk Kahvesi” olarak tanıtılıyor. Böylece Osmanlı topraklarında yetişmeyen bir bitki, dünyaya Türk adı ile tanıtılıyor.

Jacob (Yakub) isimli Türk bir Yahudi, 1650 yılında Londra Oxford’da, İngiltere tarihinin ilk kahvehanesini açıyor. Venedik’te ilk kahvehanenin (Caffé Florrian) açılması ise 1683 yılında oluyor.

Caffé Florrian

1669 yılında Türklerin çok sevdiği bu içecek Avrupa’ya tanıtılmaya ve ihraç edilmeye başlanıyor. İlk olarak Türk Büyükelçisi, XIV. Louis’nin Paris’teki sarayında kahveyi tanıtıyor. O dönemde, Türklerden gelen ve onlara ait olan her şey, hevesle karşılandığı için, kahve de hayranlık uyandırıyor. Böylece Fransız toplumu Türk usulü kahve ile ilk kez bu zamanda tanışıyor.

1683’te Viyana kuşatmasının ardından kahve, bugün Avrupa’nın kahve başkenti olarak bilinen Viyana’ya yayılıyor. Viyana kahve kültürü de böylece başlamış oluyor (Dilerseniz “Viyana Kahve Kültürü ve Avrupa Kafeleri Üstündeki Etkisi” isimli yazımızı okuyabilirsiniz).

Türk Kahvesinin Avrupa'ya Yayılması

Kahvenin Türkiye’den Avrupa’ya yayılması ve kahvenin Avrupa’daki doğuşu olarak görülen olay ise şöyle; Viyana Kuşatması ardından geri çekilen Osmanlı, arkasında kahve çuvallarını bırakıyor.

Viyana askerleri bu çuvalları deve yemi sanıp yakmaya kalktığında Georg Franz Kolschitzky isminde, daha önce İstanbul’da yaşamış ve kahvenin ne olduğunu bilen biri bunu görüyor ve çuvalları alıyor. Ardından kahveyi demleyerek satıyor ve böylece Viyana’daki ilk kahvehaneyi de açmış oluyor. Bundan sonra ise kahve çeşitleri şekilleniyor.

Kahvenin Türkiye’den Avrupa’ya yayılmasının ardından Viyana’da kahve evleri hızla artarken, edebiyatçıların, filozofların, ressamların ve sanatçıların toplanma mekanları haline geliyor. Mermer duvarları, süslemeleri, kahve ritüelleri ile Avrupa’ya yayılan kahvehaneler ise, bir prestij göstergesi yerini alıyor.

1850’lere gelindiğinde ise kahve, en değerli mal haline geliyor.

kahvenin Avrupa'ya yayılması

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi

Türk kahvesi, özel hazırlanışı, demleme yöntemleri ve toplumdaki kültürel yeri ile 2013 yılından bu yana Unesco tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edildi.

Son olarak;

Kahve geleneğinin kendisi, Türk toplumunda misafirperverliğin ve dostluğun bir sembolü olarak kabul ediliyor. Yerel halk kahve içmek için kahvehanelerde buluşuyor ve misafirlere hoş bir jest olarak kahve sunuluyor. Nişan ve evlilik gibi törenlerde kahve ikram ediliyor. Öyle ki, “damat kahvesi” olarak bilinen ve özel olarak yapılan bir kahve çeşidi bile bulunuyor.

En Son Yazılar
İyi Bilgi

Kahve Kalitesi Enstitüsü (CQI) Nedir?

CQI, kahvenin kalitesini ve onu üreten insanların yaşamlarını iyileştirmek için uluslararası alanda çalışan, kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. Kahve Kalitesi Enstitüsü’nün kuruluşuna,…
İyi Bilgi

Kompostlanabilir Kahve Kapsülleri

2027 yılına kadar, küresel kahve kapsülü pazarının 51 milyar ABD dolarından fazla değere sahip olacağı tahmin ediliyor. Fakat bu şaşırtıcı büyüme aynı zamanda…
Tariflerİyi Bilgi

7 Farklı French Press Kullanım Yöntemi

French Press denince aklınıza ilk olarak kahve gelebilir. Çünkü bu ekipmanın popüler olmasının ilk nedeni, iyi bir kahve demleme aracı olmasıdır. Fakat…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.