fbpx
İyi Bilgi

Viyana Kahve Kültürü ve Avrupa Kafeleri Üstündeki Etkisi

Viyana, genellikle Avrupa’nın kahve başkenti olarak biliniyor. Viyana kahve kültürü ise UNESCO tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras” olarak kabul ediliyor.

Peki buraya kahve ilk olarak nasıl geldi? Nasıl bu kadar ünlendi ve Avrupa’daki kafe zincirlerini nasıl etkiledi? Soruların cevaplarını aşağıdaki yazımızda verdik.

Viyana Kahve Kültürü

Viyana kahve kültürü dünyaca ünlü olsa da, Viyana tarihte kahvehanesi olan ilk şehir değildi. 12. yüzyılda Mekke’de birkaç kahvehane vardı.

Avrupa’da ilk kahvehane 1647’de Venedik’te açıldı. İngiltere’de ilk kahve evleri 1650 ve 1652’de açıldı. Viyana’daki ilk kahvehane ise ancak 1683’te açıldı.

Viyana kahve evlerinin ilk örneklerini barındırmasa da oluşturduğu kültür ile yüzyıllar boyunca dünyanın hiçbir şehrinde olmayan bir kahvehane geleneğini ortaya çıkardı.

1683 – Viyana Kahve Kültürünün Başlangıcı

Viyana kahve kültürünün tarihi, 1683’te Osmanlı’nın Viyana Kuşatması’nı sona erdirmesiyle yakından bağlantılı.

Viyana kuşatması sırasında bu çatışmanın başarılı olmayacağı anlaşıldığında, Osmanlı viyana topraklarını terk etti. Onların geride bıraktığı kahve çekirdekleri, bu başarının temelini oluşturdu.

Efsaneye göre, Osmanlı askerlerinin Viyana topraklarını terk etmesinin ardından, askerler kahve çekirdeklerini buldu. Bunların ne olduğunu bilmedikleri için deve yemi olduğunu düşünüp yakmaya karar verdiler.

Viyana vatandaşı olan ve daha önce İstanbul’da yaşayan Georg Franz Kolschitzky, yakılacak olan çuvalların kahve çekirdeği olduğunu anladı ve çekirdekleri aldı.

Ardından bu çekirdeklerle şehirde kahve servisi yapmak için ilk kahve evini açtı ve kahvehane ruhsatı alan ilk kişi oldu. Kafesinin adı da “Hof Zur Blauen Flasche” idi.

Hikayenin devamında, Kolschitzky bu çekirdekleri öğüterek içerisine süt ve şeker ekledi. Böylece ortaya Viyana’nın ünlü kahvesi “Melanj” çıktı.

Kaynaklara göre bu efsaneye ters olarak Viyana’daki ilk kafenin 1685 yılında Johannes Diodato adında Osmanlı’dan gelen bir Ermeni tarafından açıldığı söyleniyor.

Viyana’nın Tarihi Kafeleri

Viyana'da kahve ve kahvehane kültürü

İlk kahve evleri, bugün hala Viyana tarzı bir kahvehanede görülen tipik özelliklerden bir kaçına sahipti. Garsonlar her kahve fincanının yanında bir bardak su ikram ediyordu. Kart oyunları ve bilardo masaları da bu kahvehanelerde bulunuyordu.

1720’de Viyana’nın şehir merkezindeki Kramersches Kaffeehaus kahve evi, misafirlerinin okuması için gazete çıkaran ilk mekan oldu. Bu mekanlarda sıcak yemek ve alkol servisine izin verilmesi ise Viyana kahve evi tarihindeki başka bir büyük adımdı.

Kahve Evleri’nin Avrupa’ya Yayılışı

1814/15 Viyana Kongresi’nden sonra kentte kahvehane kültürü yeniden canlandı. Biedermeier döneminde, Viyana kahve evleri tüm Avrupa’da iyi bir yaşam kalitesi simgesi haline geldi.

Prag, Zagreb, Verona, Trieste ve Venedik’te Viyana tarzı kahve evleri açıldı. Geniş odalar, kırmızı kadife koltuklar ve muhteşem avizeler, herhangi bir prestijli kahvehane için gerekli olan tipik özelliklerdi.

Kahve kültürü o kadar yaygınlaştı ki, 1819 yılında Viyana’da 25’i şehir merkezinde olmak üzere tespit edilen kahve evlerinin sayısı 150’ye çıktı. Bu sayı, 1900’lerin başında 600’e kadar ulaşacaktı.

1856 yılına kadar, kadınlar kahve evlerine ayak basamıyordu. Sadece kasiyer olarak orada bulunabiliyorlardı. Ya da yanlarında bir erkek olması gerekiyordu. Bu tarihte bu kural ortadan kalktı.

Viyana’nın Tarihi Kafeleri

Edebiyat Kafeler ve Kahvehane Edebiyatı

1890 civarında Café Griensteidl kahvehanesi, “Jung Wien” (Genç Viyana) adlı bir grup edebi şahsiyetin düzenli buluşma yeri oldu. Hugo von Hofmannsthal, Karl Kraus ve Arthur Schnitzler gibi ünlü olan bir grup genç yazar kafede buluşarak kahve evi edebiyatını doğurdu.

Ancak yazarlar dikkatlerini sadece bir kahvehaneyle sınırlamadılar. Sürekli olarak farklı kahve evlerini favorileri olarak seçtiler. Aynı zamanda ressamlar gibi diğer sanatçıların da buluşma yeri olarak kullandığı farklı kahve evleri vardı.

Genelde küçük, kalabalık apartman dairelerinde yaşayan Viyanalılar, şık kahve evlerini “geniş oturma odaları” ya da arkadaşlarıyla ve diğer insanlarla tanışabilecekleri ikinci evleri olarak görüyorlardı.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk dans kafeleri açıldı ve buralarda popüler Amerikan caz müziği çalındı. 1930’lardaki dünya ekonomik krizi sırasında, kahvehaneler giderek daha çok rağbet gören malların masaların altında değiş tokuş edildiği ticaret yerleri olarak kullanılıyordu.

iyana kafe kültürü

Yahudi Kahve Evi Kültürünün Yok Edilmesi

1938’de Naziler, ağırlıklı olarak Viyana’nın 2. bölgesindeki Yahudilere ait kahve evlerine el koydu. O dönemde kahvehaneler Yahudi aydın ve sanatçı kesimi için ikinci bir yuva niteliğindeydi.

Savaş Sonrası Kriz

1950’lerde Viyana kahvehaneleri krize girdi. İtalyan tarzı espresso barları giderek daha popüler hale geldi ve geleneksel kahve evleri giderek eski moda olarak kabul edildi. 1980’lere kadar birçok köklü Viyana tarzı kahvehane kapanmak zorunda kaldı.

UNESCO Ulusal Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi

1983 yılında Viyana kahve evleri 300. yıl dönümlerini kutladığında gelenek yeniden canlandı ve birçok Viyanalı kahve evlerinin benzersiz özelliklerini hatırlamaya başladı.

2011 yılında Viyana kahve evi kültürü, UNESCO tarafından ulusal somut olmayan kültürel miras envanterine dahil edildi.

viyana ve kahve

Son Olarak;

Bugün Viyana’nın ünlü kahvehaneleri her turistin mutlaka uğraması gerekenler listesinde yer alıyor. Aynı zamanda kahve evleri şehrin edebi ve kültürel geçmişinin önemli bir mirası olarak görülüyor.

Çünkü zamanında Viyana kahve evleri, ünlü yazarlarının, sanatçılarının ve entelektüellerinin günlerini tartışarak, yaratarak, felsefe yaparak ve kahve içerek geçirdikleri yerlerdi.

Viyana kahve kültürü, sadece Avrupa’yı etkilemekle kalmadı. Aynı zamanda kentin kendisine de bir imaj kazandırdı ve tarih sayfalarında yer almasını sağladı. Bugüne kadar Viyana kafeleri, tarihi birçok ana tanıklık etti.

Bilinen kafelerden farklı olarak yüksek mermer tavanları, göz alıcı işlemeleriyle ünlü düşünürlerin, edebiyatçıların ve bestecilerin çalışma ve üretim mekanı oldu.

Bugün hala ziyaretçilerine hangi yılda olduklarını unutturacak kadar bakımlı ve güzel olan kafeler, Viyana kahve kültürünü yaşatmaya devam ediyor.

Bu tarihi kahve evleri kentte eski cazibesini korurken, son yıllarda, Viyana’nın ünlü kahve kültürü, dünya çapında kahve içmede devrim yaratan “üçüncü dalga” veya “özel kahve” akımı sayesinde bir dönüşüm geçiriyor.

Bugün kahve severler, her zaman Viyana kafelerinde servis edilen Viyana melanjı yerine dünyanın farklı yerlerinden bir dizi kahve türü ve demleme çeşitlerini de deneyebiliyorlar. Farklı olarak bir bardak nitro kahve bile içebiliyorlar.

En Son Yazılar
Çekirdekİyi Bilgi

10 Adımda Kahve Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kahve çeşitliliği son on yılda muhteşem bir artış göstermeye başladı. Eskiden bir-iki çeşit markayla kısıtlı olan kahve seçenekleri bugün zincir kahvecilerle, butik…
İyi Bilgi

Osmanlı Kahvesi Nedir?

Osmanlı Devleti tarihte dünyaya birçok şey kazandırdığı gibi, kahve ve kahvehane kültürünü de kazandırdı. Yazılarımızda Türk kahvesinin nasıl ortaya çıktığına ve dünyaya…
Ekipmanİyi Bilgi

V60 Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

V60, birçok nitelikli kahve severin tercih ettiği bir drip kahve demleme yönteminden biri. Fakat V60 sahibi herkes bunu tam anlamıyla doğru kullanamayabiliyor….
Newsletter'a üye ol

Yakında yayınlamaya başlayacağımız bültene kayıt olun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir