DAHA İYİ BİR OKUR OLMAK İSTİYORUM

Birçoğumuz zaman zaman daha fazla kitap okumamız gerektiğini düşünüyoruz ama aynı zamanda buna ayıracak vakitte bulamıyoruz. Yoksa bu sadece bir bahane mi? Kimimiz okula gidiyoruz, kimimiz iş sahibiyiz ve 8-5 çalışıyoruz, kimimiz sabah erken saatlerde iş başı yapıp gecenin geç vakitlerinde evimize dönebilme şansı yakalayabiliyoruz. Elbette hayat kolay değil. Para kazanmak ve hayatı sürdürebilmek artık eskisinden daha da zor. Hele ki bakmakla yükümlü olduğunuz bir aileniz varsa…

Tüm bunların yanında, gün içinde birçok stresli olay ile başa çıkmaya çalışıyoruz. Tüm istediğimiz eve gelip ayaklarımızı uzatabilmek oluyor çoğu zaman. Tüm bu maratonun arasında kitap okumaya ne vakit ne de heves kalıyor. Şunu söyleyebilirim ki; iyi bir okur olabilmek hiç kolay değil. Bende iyi bir okur değilim fakat iyi bir okur olarak idol edindiğim çok insan var çevremde. Kitap okumayı alışkanlık haline getirmenin insan hayatını büyük ölçüde değiştireceğine inanıyorum. Bir kitap bir insanın hayatına dokunmaya başladığı zaman, aynı zamanda ruhuna dokunur. En önemlisi, bir insanın okuduğu kitaplar onun düşünce yapısının, zihniyetinin, zekasının, ve insanlığının temelini oluşturur.

Aslında bütün bu bahsettiklerim kendi düşüncem olmasının yanı sıra, bilimsel kaynaklara ve araştırmalara dayanıyor.

Sussex Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre kitap okumak ciddi anlamda stresi azaltıyor.

Bunun gibi daha birçok örnek var:

  • Okumak zekayı keskinleştirir.
  • Daha kaliteli uyumanızı sağlar.
  • İfade yeteneğinizi geliştirir.
  • Daha güçlü bir hafızaya sahip olmanızı sağlar.
  • Karakterinizi şekillendirir.
  • Hatta Alzheimer gibi birçok hastalığa karşı sizi korur.

İnanın bu liste uzar gider fakat şuan konumuz kitap okumanın faydalarından ziyade nasıl daha iyi bir okur olabileceğimiz.

Size kendi okuma düzenimden bahsetmek istiyorum. Gün içinde evde değilsem ve okulum varsa zaten boş vakit ayırıp okumak pek mümkün olmuyor. Ders araları açıksa ve herhangi bir işim yoksa, o zaman kitabımı alıp okuyabiliyorum ve bu fırsatı yakalamak çoğu zaman bana iyi geliyor.

Fakat  gün içerisinde tüm koşuşturmanın ortasında kitap okuma fırsatı bulmak genel olarak konuşmam gerekirse pek mümkün görünmüyor. Peki ne zaman okuyorum?

Okumak için en uygun zamanın uyumadan önceki 30 dk olduğu görüşündeyim. Bence okuma alışkanlığı kazanmanın en önemli maddesi de bu. Bunu her gün yapabilmek.

Özellikle kitabınızı yatağınızda başucunuzun yanına koyun ve böylece okumayı unutmazsınız. O gün eve gelip çok uykunuz olduğunu düşünebilirsiniz fakat unutmayın ki okuma alışkanlığı kazanmak için önce kendinizi elinizde o kitabı tutmaya ve onunla uyumayı öğrenmeye alıştırmalısınız. 5 dk bile okumak hiç okumamaktan daha iyidir ve alışmaya başladıktan sonra bunu bırakamadığınızı fark edeceksiniz.

Bir başka önerim ise uyumadan önce sosyal medyaya bakmayı bırakmak. Bunu bende yapıyorum ve hepimizin yaptığından eminim. Fakat bunun ne kadar yanlış olduğunun da farkındayım o yüzden bende önce telefonumda neye bakacaksam bakıyorum, daha sonra telefonumu uzak bir köşeye bırakıyorum ve bu gecelik onunla işimi bitirmiş oluyorum. Daha sonra kitabımı elime alıyorum ve başka hiçbir şey düşünmeden sadece kitabıma odaklanıyorum.

Ne kadar okuyacağız diye düşünüyor olabilirsiniz. Ben her gün oturup saatlerce okuyan bir insan değilim tabii haftasonu değilse ve günüm boş değilse. Genellikle yaptığım şey uyumadan önce yarım saat okumak. Vaktimi buna göre ayarlayıp yatağa o şekilde giriyorum. Kendimde fark ettiğim başka bir durum; kitap okuduğum günler okumadığım günlere göre daha deliksiz ve güzel bir uyku geçiriyorum. Emin olun siz de hayatınıza kitapları dahil ettiğiniz zaman, kendinizi daha çok seveceksiniz ve hayata başka bir gözden bakmaya başlayacaksınız.

hy

Kelimeleri tozlu kitap sayfalarında terketmeye gönlüm razı olmadı, biraz da ben yazayım istedim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir